Dubai’s dedicated Emirates A380 terminal to open in 2013 | ATWOnline
Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık YO.
28 Mart 2012
23 Mart 2012
22 Mart 2012
Capacity Concerns Move Airports to Call for Airport Collaborative Decision Making
Airports Council International
Capacity Concerns Move Airports to Call for Airport Collaborative Decision Making - 08/11/2011
*MONTREAL, 8 November 2011* – At the 21st Annual General Assembly for Airports Council International in Morocco, the world’s airports unanimously supported a resolution aimed at maximizing capacity and avoiding delays. Airport Collaborative Decision Making (ACDM) is a proven tool that can assist airports who are already capacity constrained, particularly by improving the overall efficiency of aircraft turn-round and the pre-departure sequencing process.
“As we know, capital capacity enhancements at airports can sometimes take years to build. ACDM is an effective tool that can be used now in already constrained airport environments to enhance the efficiency of the airport. With the passage of this resolution, we will seek a joint project with CANSO to promote the introduction of ACDM that will support the data interchange between airports and airlines,” said ACI Director General Angela Gittens. ACDM will support the performance of the airport by integrating the entire aviation system, from landside and airside of the terminals, to aircraft gates and airfield management and runway and airspace utilization. “Engagement with our sister organisations in international aviation is critical to improving the air transportation system,” said Gittens, “and working with CANSO on ACDM is a key priority for ACI so that airport partners can work together in a more proactive and transparent fashion to optimise use of available airport infrastructure and resources.”
Airports Council International
ACI has Continued Focus on Airport Operational Excellence - 16/11/2011
*Montreal*, 16 NOVEMBER 2011 – At the ACI World 21st Annual General Assembly, members of Airports Council International unanimously passed three resolutions reiterating their intent to promote safe operations in a global regulatory environment.
*The first resolution* *reminded all stakeholders that the European Union has called for lifting of the ban on Liquids, Aerosols and Gels (LAGS)* *in hand baggage in 2013. *ACI continues to advocate for international harmonization and coordination surrounding the removal of the restriction. Airport members recalled the implementation of LAGS restrictions in 2006 and the many problems passengers encountered when traveling internationally resulting in the forfeiture of personal and retail LAGS at the screening checkpoints. The resolution urges ICAO, regional and national regulators to work with stakeholders in the industry (including ACI and its member airports) to develop fully coordinated plans internationally for the eventual lifting of the restrictions on the carriage of LAGs. These coordinated plans would incorporate timetables associated with the testing and approval of required new screening technologies, allowing sufficient time and resources to ensure achievement of the objective of effectively enhancing passenger facilitation while adequately countering the threat from international terrorism. “ACI is working to avoid a repetition of the situation in 2006 and 2007 when different rules relating to the carriage of LAGs were applied from State to State, causing confusion and inconvenience among passengers and industry stakeholders,” said Director General Angela Gittens. “Our team will be monitoring the development in the EU and will continue to work with ICAO on a harmonized approach.” *The next resolution* *firmly outlines the partnership between ICAO and ACI* *with regards to Safety.* To formalize the working relationship, airport members supported a resolution calling for a formal agreement between ACI and ICAO. Members noted that ICAO’s strategic objectives of Safety, Security and Sustainability (economic and environmental) are closely aligned with those of ACI and we must work together to reduce the number of accidents worldwide. “We have already exchanged letters on the subject of cooperation in safety, covering aerodrome certification, safety management systems, safety data collection and the promotion of safety culture,” said Angela Gittens, “and we welcome the opportunity to formalize our participation and implementation plans.” *Lastly in the area of safety and operational excellence, the airport members unanimously passed a resolution on runway safety*. The resolution calls for ACI to produce a new Runway Safety Handbook to provide state of the art guidance to airport members. “We understand that some of the contributing factors in runway accidents are under the responsibility of airport operators,” said ACI Director of Safety, Technical and Administration David Gamper. “These contributing factors include runway surface conditions, visual aids, foreign object debris and wildlife hazards. We also believe that Runway Safety Committees are needed at all airports, for all partners (ATC, airlines, pilots etc.) to discuss safety risks and agree on suitable mitigations. ACI will produce a new guidance document based on the existing Airside Safety Handbook, which will present best practices and assist members with abating the causes of runway accidents.”
inShare
The 6th Aviation & Environment Summit will bring together some 350 industry and key stakeholder representatives in Geneva, Switzerland on Wednesday 21 and Thursday 22 March 2012 in another pivotal moment for the aviation sector as it reaffirms its commitment to sustainable growth and catalysing the green economy.
21 Mart 2012
Rising Oil Prices Reducing Profitability - Regional Differences Widen
30 Ekim 2011
Anonsun arkasındaki gerçekler
Her uçuş öncesinde acil durumlarda neler yapılması gerektiği anlatan kabin memurlarını kaç yolcu dinliyor? Kuralları hatırlatan videoları kim seyrediyor? Hayat kurtaran anonsun arkasındaki gerçekleri biliyor musunuz? Bu yazı birçok yabancı yayında da yer alan anons haberlerinden derlenmiştir. Tekrar etmenin ne çok yararı var diye düşündüm...
“Sevgili yolcularımız, uçağımıza hoş geldiniz. Lütfen kemerlerinizi bağlayın. Koltuğunuzu dik konuma getirin. Masalarınızı kapatın. Eğer bunu yapmanızı istemeseydik, uçağımızın kabini askeri nakliye uçakları gibi tasarlanırdı. Sırtınızı pencereye doğru verir ve sürekli dik oturmak zorunda kalırdınız. Yemek yiyecek tepsiniz de olmazdı. Tabii ki hiçbir yolcumuz bizim uçaklarımızla uçmak istemezdi.
ÖLMEMEK İÇİN KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN
Sadece iniş-kalkış sırasında değil, oturduğunuz sürece kemerlerinizi bağlayın. Unutmayın, uçağımız pilotlarımızın radarda göremeyeceği ‘açık hava türbülansı’ ile her an burun buruna gelebilir. Her yıl 10 bin yolcu kemerini bağlamadığı için ağır yaralanıyor. Sizi korkutmak istemeyiz ama oturduğunuz sürece kemerinizi sıkı bağlayın. Gevşek bağlamak kendinizi kandırmaktan başka bir işe yaramaz. Ciddi bir türbülansta kemeriniz gevşekse içinden sıyrılıp başınız tavana vurursunuz ve boyun kırılması kaçınılmaz olur.
ÇANTANIZIN KATİL OLMASINI İSTER MİSİNİZ
El bagajınızı baş üstü dolaplarına veya önünüzdeki koltuğun altına koyun. Acil bir durumda kucağınızda taşıdığınız çanta büyük bir hızla kontrolsüz olarak kabin içinde etrafa çarpmaya başlayacak. Ne kadar hafif olursa olsun arkaya doğru uçarken ağırlığı, hızı nedeniyle artacaktır. Birçok olayda kabinde savrulan bir çantanın pek çok yolcunun başının kopmasına yol açtığı belirlenmiştir. Ayaklarınızın önüne koyduğunuz, ara sıra içinden ihtiyaçlarınızı aldığınız çanta onlarca yolcunun hayatını tehdit eden bir gülledir aslında. Sizin bu konudaki ihmaliniz etrafınızdakilere büyük zarar verecektir. Çantanız biraz iriyse tahliyede sizin ve yanınızdaki yolcuların ayağa kalkmasını da engelleyecektir. Ya da çanta sapları ayağa dolanacak ve kaçışan yolcunun yere düşmesine ve sonrasında diğer yolcularında onun üzerine kapaklanmasına neden olacaktır.
ACİL ÇIKIŞ KAPILARINI ARAMAYIN
şimdi kabin memurlarımız size acil çıkış kapılarının yerlerini gösterecek. Lütfen bulmaca çözmeye bir dakika ara verin ve bizi dinleyin. Pek çok tahliyede yolcular en yakın acil çıkış kapısının yerini bilmediği için zaman kaybetti. Panikle ileri-geri koşarken koridoru tıkadı. ızdiham çıktı. Yolcular birbirini ezdi ve sağ salim uçaktan çıkabilecekken hayatını kaybetti.
CEP TELEFONUNUZU KAPATIN
Cep telefonları bu kadar zararlı olsaydı, uçağa cep telefonuyla binmenize izin verilmezdi. Zaman zaman elektronik aletler özellikle uçağın seyrüsefer sistemlerinde bozulmalara neden oluyor. Bu, çok kesin olarak belirlenmiş değil. Sorun da kesin belirleme olmamasından kaynaklanıyor. GSM şebekelerinde sistemin sinyal yağmurlaması yüksek irtifalarda geçerli değildir. Ama bilinmeyeni çok olduğu için siz yine de cep telefonunu kapatın ya da uçuş moduna alın.
CAN YELEKLERİNİ KAPIDA ŞİŞİRİN
Can yelekleriniz koltuğunuzun altındadır. Ama merak edip hemen yerinden çıkarmayın. Hatta bunları çalıp plajda kullanmaya da kalkmayın. Pilotlarımız suya inmeye karar verirse ki bunun eğitimini her altı ayda bir görüyorlar, can yeleklerinizi giyin. Ama oturduğunuz yerden şişirmeye kalkmayın. Koridoru tıkayıp tahliyeyi faciaya dönüştürebilirsiniz. Can yeleklerinin kapı çıkışında şişirileceğini sakın unutmayın. Uçaktaki 100 yolcu can yeleğini aynı anda şişirse 200 hatta 250 yolculuk yer kaplar ki, bu bir facianın nedenidir. ‘Hiç yolcu uçağı suya iner mi?’ diye dalga da geçmeyin. Kalkışta motorlarına kuş çarpması nedeniyle New York’ta Hudson Nehri’ne mecburi iniş yapan uçağı hatırlayın.
TOPUKLU AYAKKABILARINIZI ÇIKARTIN
Acil durumda uçağı terk ederken kapıdaki ‘slide’ olarak adlandırılan şişme kaydırakları kullanacaksınız. Suya inişte bu kaydıraklar sal görevi görecek. Tahliye sırasında slide’ları patlatmamak için sivri, topuklu ayakkabılarınızı çıkartın. Arkanızdan gelenin patlamış bir slide kullanmasına, kendini yaralamasına neden olmayın. Patlamış bir slide bir işe yaramaz. Aksine sizden sonra gelenlerin hayatını söndürür. Ayrıca topuklu ayakkabıyla koşmaya da çalışmayın. Kesinlikle düşersiniz.
OKSİJEN MASKESİNDEN GÜRÜL GÜRÜL HAVA GELMEZ
Uçakta kabin basıncı kaybı yaşanırsa, baş üstündeki kapaklar açılacak, oksijen maskeleri dökülecek. Maskeyi taktığınızda gürül gürül oksijen gelmez. Özel kimyasal karışımıyla elde edilen oksijeni soluyacaksınız. Pilotlarımız kabin basıncına gerek olmayan 3 bin 300 metreye hızla alçalacaktır. Bu süre içinde kimyasal karışım oksijen ihtiyacı için yeterli olacaktır. Çocuğunuzla uçuyorsanız, “önce çocuğum” demeyin. Maskenizi takmazsanız yani beyninize oksijen gitmiyorsa ne kendinizi ne de yavrunuzu kurtaramazsınız. Maskeden oksijen solurken normal nefes alın.
KİMSE ACIKTIĞI İÇİN UÇAĞA BİNMEZ
Kalkıştan sonra ikram servisimiz başlayacaktır. Bunun amacı siz yolcularımızı oyalamaktır. Kimse karnı acıktığı için veya bir şeyler içmek için uçağa binmez. ıkram beklentisi her yolcuda vardır. Özellikle uzun uçuşlarda ipin ucunu kaçırmayın. Az yemek sağlığınız için her zaman iyidir. Yukarıda yani 10 bin metrede tıka basa yemek, aşırı doymak hastalıklarınızı tetikleyecek, korkunuzu artıracak, nefes almanızı zorlaştıracaktır. Güzelim uçuş azaba dönecektir.
EMNİYET KARTLARINI ÇALMAYIN
Kuralların yazılı olduğu emniyet kartları koltukların ön cebinde bulunuyor. Lütfen bu kartı dikkatle inceleyin. Ama hatıra olsun diye çalmayın. Unutmayın, sizden sonraki yolcular bu kartlara bakarak hayatlarını kurtaracak. Bu kartları çalıp piknikte kömür ateşinin sönmesini engellemek için kullananlar bile var. Sakın bunu aklınızdan bile geçirmeyin.
Böyle geniş içerikli bir anonsu muhtemelen hiçbir havayolunda duyamayacaksınız. Ama gerçekler bunlar. İyi uçuşlar”
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tastik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor; milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederse manevi mirasçılarım olurlar. . . . . . Mustafa Kemal ATATÜRK

